Melek Öztürk’ün Mektubu

Düğüm!

Zamana inat günü gelmeden doğurduğum başından yetim kalmış bir aşktı bizimkisi… Geceleri sahipsizce büyütürken umutları koynumda, bir yudum suya hasret bıraktığında çizilmişti bu aşkın rotası… Ayaz gecelerde üşürken düşlerim, her sabah güneş gibi gözlerinle ısıtandın sen… Seni gönlümün efendisi, masal gibi aşkımın kahramanı yapmıştım oysaki… Bilir misin ne demekti; kız çocuğu yüreğimde adam olmak!

Yıllar sonra yağmur olup her gece gözlerimden aktığında anladım, bu aşkta tek başına oluşumu! Çoğu zaman boynu bükük kalırdım yokluğunda; zaman tersine akar ve anılar ayaklarıma dolanırdı. Yüzünü göremediğim, sesini duyamadığım bu günlerde anlardım, çaresizliğin içimi ne çok yaktığını!

Takvimler seneler olmuş dese de, yüreğim sanki birkaç gün yaşamışçasına özlüyor… Hatıralar beynimde sıralanırken ansızın, ben hâlâ kokuna hasretim! Kimi zaman gecenin en kuytusuna saklıyorum haykırışlarımı… Sevdiğimiz şarkılardan, huzur bulduğumuz ve sadece gözlerimizin konuştuğu o sessizliklerden vazgeçmek kolay olmuyor…

Aslında bunu sen de bilmiyorsun… Hâlâ ilk gün gibi yaşıyorum aşkını, seni ve olmayan varlığını… Arada kaçışlarım da oluyor “Hadi diyorum, vur kendini yollara…” Soluğu aldığım yer neresi oluyor dersin! Gene sürüklerken seni şehirlerarası yollarda peşimden, bu da yetmiyor işte içimdekilerden kurtulmaya!

Molası olmasaydı bu aşkın, duraksız devam etseydik sevişlere! Gene her sabah kollarında uyansaydım güneşe… Gülüşlerimize hasret kalmasaydık biz! Umutsuzluğu yaşadığım yerde küçücük bir öpüşünle hayat bulsaydı düşlerim.
Hâlâ yaşıyorum… Uzaktan çekilmiş resimlerimin adını kimileri mutluluk koysa da, her geçen saniye yaşama dair bir hücremi de beraberinde gömüyorum suskunluğuma! Haykırmalıyım dediğim anlarda bile susmak zorunda olup kaderime boyun eğiyorum böyle…

Yıllardır yüzüne el süremedim… Ellerimi uzattığım rüyalarımda bile arkana bakmadan giderken “Geleceğim” Diyorsun masum gözyaşlarının ardından… Adı hissetmek ya da adı avunmak… Herkesin hep bir ağızdan hayâl dediğini duyar gibi oluyorum…

En çok da senli bayramları özlüyorum! Gözlerini ve teninin kokusunu… Şimdi hayat koca bir kimsesizlik… En acı olan da, koca bir şehrin, en kalabalık caddesinde yalnızlığıma alışmak oluyor. Sen, cebimdeki düşlerimle ısrarla yaşamak istediğim sızım! Söylesene sen de bunları özlüyor musun?
Şimdi sıra sıra umut tohumları ektim yüreğime… Korkma sakın affetti seni yetim bıraktığın sevdam! Yalnız aklımda son bir şey;

Söylesene sevgili… Sevdam mı ağır geldi adam sandığım yüreğine! Oysa ki; ben bile adam gibi sevmiştim seni…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s